12 Temmuz 2017 Çarşamba

KELEBEK ADASI- SARAH JIO



Kitabın Özgün Adı: Back To You
Çeviren: Fatma Zeynep Öztürk
Yayınevi:  PENA YAYINLARI
Sayfa Sayısı: 279
Arka Kapak Yazısı:

Mavi Kelebeklerin hikayesini bilir misiniz? Mavi kelebekleri her yerde göremezsiniz. Oldukça nadir görünürler. Sabah uyandığınızda, "Bugün mavi kelebekleri görmeye gidiyorum" diyemezsiniz. Siz onları değil, onlar sizi bulur.

Efsaneye göre bu kelebekler değişimin habercisidir. Olur da gün doğumunda yolunuzu mavi bir kelebek keserse, bilin ki hayatınız eskisi gibi olmayacaktır. Belki bambaşka biri girer hayatınıza. Belki bambaşka bir yerde uyanırsınız. Ya da işk kez adımınızı attığınız bir yerde kendinizi hiç olmadığınız kadar huzurlu ve evinizde hissedersiniz. Kaybolurken bulunursunuz. Geldiğinizi sanarken gittiğinizi görürsünüz. Hayata başka bakarsanız mavi bir kelebek kanat çırptığında çünkü size başla bakıyordur artık hayat.



_____***_____***_____***______

Güzel bir aşk hikayesi olabilirmiş aslında. Eğer araya mistik öğeler kurgusal şeyler eklenmeseydi... Bermuda şeytan üçgeninde kaybolan bir çiftin aşk hikayesi ilgi çekici olabilir ama adada yaşanan mistik olaylar çok saçma. Lost adası ile bermuda şeytan üçgeni bilinmezliği harmanlanmış ortaya karmakarışık bir şey çıkmış. Rahmi ve yumurtalıkları alınan bir kadının adada hamile kalması gibi ya da adada hiç yaşlanmayan insanlar gibi... Pek sevmedim bu kitabı açıkçası. Tahmin ediyorum ki Sarah Jio kendi için oluşturduğu ve bundan önce yayınlanan 8 kitapla perçinlediği tarzın dışına biraz çıkmak istemiş ama olmamış bana göre. Yine de cümlelerin sadeliği her zaman olduğu gibi kolay okunan bir roman olmasını sağlıyor. Çabucak bitirebilirsiniz kitabı. Tam bir yaz romanı zaten. Ama benim gibi aşırı realist iseniz bir parça hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

Keyifli okumalar...




3 Şubat 2017 Cuma

LEOPAR- JO NESBO



Kitabın Özgün Adı: Panserhjerte
Çeviren: Can Yapalak
Yayınevi:  DOĞAN KİTAP
Sayfa Sayısı: 714
Arka Kapak Yazısı: 
Oslo'da iki kadın ölü bulunur; nasıl açıldığı belirlenemeyen yirmi dört yarayla kendi kanlarında boğulmuşlardır. Bir seri katilin işine benzeyen bu cinayetler kısa zamanda basının ilgi odağı olur. Ortada bir ipucu yoktur, polisin eli kolu bağlıdır ve onlara yardım edebilecek tek kişi, Harry Hole Hong kong'da inzivaya çekilmiş, "Kardan Adam" vakasının travmasından kurtulmaya çalışmaktadır. Babasının ağır hasta olduğunu duyan Harry, gönülsüzce Oslo'ya geri döner. Katil elini yeniden kana bulayınca soruşturmaya dahil olmaktan kendini alamaz. Ve çok geçmeden hem mesleki yeteneklerini, hem de kişiliğini sınayan bir psikopatla karşı karşıya olduğunu anlar.


 _____***_____***_____***_____

Zaman zaman farklı arkadaş gruplarımdan Jo Nesbo harika bir yazar, süper kurguluyor, müthiş yazıyor minvalinde bir sürü geri dönüş aldım. Ancak bir türlü fırsat bulup okuyamamıştım. Haydarpaşa Garı'ndaki Kitap Günleri etkinliğinde dolaşırken gördüm bu kitabı. Kapağında, "Nesbo'yla henüz tanışmadıysanız şimdi tam zamanı" yazıyordu. Kayıtsız kalamadım bu çağrıya elbette. Fakat bence bu bir tanışma kitabı olmamalıymış. Çünkü Bu romanda bir önceki - veya daha önceki bilemiyorum- romanına ve onun baş kahramanına (Kardan Adam) fazlasıyla atıf var. Haliyle kitabın bu kısımlarına yabancı kaldım pek hoşuma gitmedi bu yabancılaşma.Az önce bahsettiğim durumu ve hatırı sayılır kalınlıkta bir roman oluşunu dezavantaj olarak saymazsanız oldukça sürükleyici, gerilim dozu yüksek bir roman olduğu tartışılmaz. Hatta bence filmi çekilse Testere Serisi'ne rakip bile olabilir. Kitapta tasvir edilen cinayet silahı değişik bir nesne. Keşke çizim kabiliyetim olsaydı da hayalimde canlandırdığım imgeyi buraya aktarabilseydim...Elini eteğini cinayet işlerinden çekmiş, bir nevi inzivaya çekilmiş, ruhsal problemleri olan, hayatı allak bullak dedektif  karakterlerinin serilerini birkaç farklı yazarın gözünden okudum. Hatta bu ara fazla üst üste okudum sanırım sıkılmaya bile başladığımı söyleyebilirim. Ancak her defasında anlatılan olayın kurgusu beni içine çekiyor. Bu kitapta da öyle oldu. Psikopat, sadist bir katilin peşindeyiz neticede, ancak öyle bir yan karakter var ki... Bence bu romanın yıldızıdır kendisi. Kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor katilimizle. Ve biz bunu kitabın son sayfalarına kadar anlayamıyoruz. Gerilim arka planda durmaksızın devam ederken gizem de son ana kadar korunmuş. Bu anlamda çok başarılı buldum romanı. 714 sayfalık bir roman için ciddi bir başarı bence.Polisiyenin gerilimle bezenmiş halini seviyorsanız mutlaka okuyun derim. Ben yazarın diğer romanlarını da okumayı düşünüyorum. Tabi ilk önce Kardan Adam'ı :)Keyifli okumalar...