28 Ocak 2016 Perşembe

DOKUZ GÜN GILLY MACMILLAN




Kitabın Özgün Adı:  Burnt Paper Sky

Çeviren: Murat Karlıdağ

Yayınevi: Yabancı Yayınları

Sayfa Sayısı: 489

Arka Kapak Yazısı: 


Racher Jenner bir an için arkasına dönmüştü. Şimdi sekiz yaşındaki oğlu Ben kayıp. Peki ama o talihsiz öğleden sonra gerçekten ne olmuştu?

Kişisel sorunları ve kendisine sırtını dönen insanlar  arasında kalan Rachel bir hata yapmıştı ve artık güvenebileceği kimse kalmamıştı. Ya insanlar Rachel'ın anlattıklarına güvenebilir miydi? Saat ilerliyor, Ben'in şansı azalıyordu. Peki siz kimin tarafındasınız?


_____***_____***_____***_____

Bir annenin hayattaki en zor sınavıdır evladının canının tehlikede olması. Rachel bir anlık yanlış kararının cezasını tam 9 günlük cehennem ile çekiyor. Ben'in ortadan kaybolmasıyla, yaşarken ölmenin, nefes alıyorken boğulmanın, insanlara acısını anlatmaya çalışırken suçlanmanın karalanmanın nasıl bir şey olduğunu yaşıyor. Tüm hayatı, geçmişi, biten evliliği herkesin gözü önünde ortalığa saçılmışken dimdik güçlü bir duruş sergilemek ve polislere yardımcı olmak Rachel için tek çare.

Peki Ben'i kim neden kaçırdı?
Öldürüldü mü? Yoksa hala yaşıyor ama çocuk tacirlerinin elinde mi?
Ben'i nereye götürdüler?

Kitap oldukça sürükleyici. Olayın kurgusu tutarlı bir şekilde ilerliyor. Yazar, bir çocuk kaçırma olayını hem sürükleyici hem de epey dokunaklı bir şekilde anlatmayı başarmış. Annenin çaresizliğini, kendi içinde yaşadığı vicdan azabını ve aynı zamanda bitmek tükenmek bilmez umuduyla Ben'i bulmak için sergilediği çırpınışları hevesle okuyorsunuz. Sayfalar arasında ilerlemek hiç de zor olmuyor.

Bir anne olarak okuduğum bu kitap elbette ki empati yapmama sebep oldu. İtiraf etmeliyim ki, Rachel'ın yaşadığı korku şu ana kadar hissettiğim en ürpertici korkuydu...

Beri taraftan kitabın ana karakterlerinden Dedektif Clemo'nun da çok iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Ben'in ortadan kayboluşuyla kitaba müdahil olan dedektif, Ben'i bulmak için görev bilinci dışında sanki bir baba edasıyla canını dişine takıyor. Üzerindeki büyük baskıyı çok net hissedebiliyorsunuz. Clemo'nun bu kaçırılma olayını böylesine sahiplenmesi, acaba kendi hayatındaki bazı pişmanlıklardan mı kaynaklanıyor sorusunu akıllara getiriyor...

Ve tabi Ben...
Onun bakış açısından yaşadığı dokuz günün zorluğu...
Kırılan güveni, yaşadığı korku...
Yaralarının sarılabilmesi mümkün olacak mı sizce?

Kitap sürükleyici, irite edici, üzücü ama sonu itibariyle umut vaat edici.
Keyifli okumalar...