21 Ekim 2014 Salı

ON BİR-MARK WATSON

Kitabın Özgün Adı: Eleven
Çeviren: Dost KÖRPE
Yayınevi: DOMİNGO
Sayfa Sayısı: 263
Arka Kapak Yazısı: 
Gece geç saatlerde sunduğu radyo programını arayıp umutlarını, korkularını ve pişmanlıklarını paylaşan uykusuz Londralılar onu Xavier Ireland olarak tanıyor. Hiçbiri onun sevdiği her şeyi terk edip -gerçi önce sevdiği her şey onu terk etti- yeniden başlamak için Londra'ya geldiğini bilmiyor. Bir daha kaybetmemek için başkalarını kendi hayatının parçası yapacak her türlü yakınlaşmadan uzak bir hayat yaşıyor artık. Ta ki o hayatın tam ortasına Pippa düşene dek. Tuhaf bir şekilde hayatına sızan bu temizlikçi kız onun silmeye çalıştığı geçmişiyle yüzleşmesine, hiç ummadığı yerlerde teselli ve huzur bulmasına yardımcı oluyor. Keşke biraz daha erken karşılaşsalardı... Xavier'nin o karlı günde yaptığı ve yapar yapmaz içini kemirmeye başlayan bir seçim, hiç tanımadığı on bir hayatı çoktan bambaşka yollara saptırdı.
Mark Watson'ın yayımlandığı tüm dillerde büyük ilgi gören zeka, mizah ve hayat dolu romanı ON BİR seçmediklerimizin bizi seçimlerimiz kadar etkileyip etkilemediğini sorguluyor. Aşkın, kaybedişin ve uzak bildiğimiz yaşamlara yakınlığımızın hikayesi ON BİR. Okuduktan sonra okumuş diğer insanları bulup hakkında konuşmak isteyeceğiniz bir kitap.

_____***_____***_____***_____

Xavier Ireland... Nam-ı değer Chris...

Sıkı bir Scrabble oyuncusu, boynuzun kulağı aşmasıyla, kendisini -bir anlamda- yetiştiren kişiyi solda sıfır bırakarak radyoculuk kariyerinde hızla ilerleyen bir kişi... Hiç istemiyor olsa da şöhret kapısını aralamak üzere... Ses tonu artık tanınabiliyor ve yakın gelecekte, gece geç saatlerde yaptığı radyo programını prime time'a taşıyabilir. Doğup büyüdüğü, okuduğu, ilk defa aşık olduğu memleketinden ayrılıp Londra'ya taşınmasının, orada bir apartman dairesinde tek başına yaşamasının ve mümkün mertebe insanlarla iletişim kurmamasının elbette bir sebebi var...

Kitap Kelebek Etkisini anlatıyor bana göre. Hem de çok güzel anlatıyor. Bir arkadaşına yapmak istediği iyiliğin hayatı boyunca başına açacağı dertlerden habersiz olan Xavier'in yaşamını, onunla bir biçimde iletişime geçen on bir insanın da Xavier ile bağlantılı hayatını okuyoruz. 

Kitabın isminin ON BİR olmasının asıl sebebi anlatılan bu on bir kişi olmasına karşılık, bence, kitabın on bir bölümden oluşması ve ana karakterimizin isminin baş harflerinin de romen rakamları ile on biri (XI) işaret etmesi hoş bir kombinasyon olmuş.

Hiç sıkılmadan, aksine keyif alarak okuduğum, okurken içinde kaybolduğum güzel bir kitaptı. 
Mutlaka okuyun derim...

_____***_____***_____***_____

* Sorunlu insanlar içgüdüsel olarak Xavier'yi bulmuştur hep veya Xavier onları hayvani bir çekimle kendine çekmiştir... Belki de sebep sadece sessiz durabilmek gibi nadir bir yeteneğe sahip olmasıdır. (sy:18) 
İşte bu paragraf kendimi Xavier'e çok yakın hissettirdi okuduğumda.. Sanki onu gerçekten tanıyormuşum gibi sanki o benmişim gibi...

* Xavier banyo aynasında kendine şöyle bir göz gezdiriyor, inkar edilemez derecede yakışıklı ama bu onu pek etkilemiyor. -Yakışıklılık da tıpkı para, şöhret ve cinsel dayanıklılık gibi ona sahip olmayan kişilere çok daha ilginç gelir.- (sy:36) 
Yazarın yorumu şahane, dayaklık olmak ile karizmatik olmak arasındaki ince çizgide yürümüş sanki ancak Xavier'yi göz önüne getirdiğimde güzel bir tanımlama olmuş. Merak da etmiyor değilim acaba kendisini düşünüp yazmış olabilir mi Mark Watson :)


2 Ekim 2014 Perşembe

YÜZLEŞME-JULIETTE FAY

Kitabın Özgün Adı: Deep Down True
Çeviren: Özge KÜSKÜN
Yayınevi: EPHESUS YAYINLARI
Sayfa Sayısı: 469
Arka Kapak Yazısı:

"Bir kadının kendini bulma yolundaki zorlu öğrenme süreci"

Dana Stellgarten'in boşanmasının üzerinden bir yıl geçmiş ve işler gittikçe zorlaşmıştır. Yedi yaşındaki oğlu, babasının yokluğuyla öfkeli ve huysuz bir çocuğa dönüşmüştür. Kızı Morgan'ın daha on iki yaşında omasına rağmen bulimik olduğunu öğrenmiş ve popüler kızlarla arkadaşlık kurmaya çabalarken çok baskı altına girdiğini fark etmiştir. Yeğeni Alder, on altı yaş sorunlarıyla hayatlarının ortasına tam manasıyla dalmıştır ve onlarla kalmak istemektedir. Genç kızlığa yeni adım atan Alder, eskiden olduğu gibi mutlu ve neşeli değildir. Diş doktorunun ofisinde beklenmedik arkadaşlıklar kuran Dana, kadim dostunu kaybeder; hatta ilginç ve farklı olduğunu düşündüğü bir adamla çımaya başlar.
Bütün bu inişli çıkışlı sürecin yanı sıra, eski kocası iş yerinde yaşadığı sıkıntılar yüzünden, ödediği çocuk nafakasını azaltmak durumunda kalır. Yaşamının büyük bir kısmında çoğu kabahati hoşgörüyle görmezden gelen Dana, bekar bir annenin anlayışla birlikte keskin bir sorumluluk duygusuna sahip olması gerektiğini de öğrenmiştir artık. Ailenin anlamına, büyüyüp olgunlaşmada çocuk, genç ya da orta yaşlı bir anne olmanın ne kadar önemsiz olduğuna dair enfes ve düşündürücü bir hikaye...


_____***_____***_____***_____

Elinde ne var ne yoksa bir anda kaybetmiş olan Dana'nın mecburen güçlü olmayı öğrenmesini konu alan, oldukça samimi ve sürükleyici bir roman.

Dana sadece boşanmanın kendine getirdikleri ile değil aynı zamanda iki çocuk ve bir yeğenin de gençlik problemleriyle savaşmak zorunda kalıyor. Maddi olarak da güçlenmek zorunda olan Dana yarı zamanla girdiği iş sayesinde yepyeni bir dünyanın da kapılarını açıyor kendine. Bununla birlikte kız kardeşiyle, en yakın dostuyla, oğlunun antrenörüyle, iş yerindeki patronuyla, eski kocasıyla ve onun yeni eşi kendisin eski kuaförü ile yaşadıkları kimi zaman insanın sabrını ve gücünü sınayacak derecede.

Anlatılan boşanma hikayesi oldukça evrensel ki kadın dünyanın neresinde olursa olsun aşağı yukarı aynı süreçlerden geçiyor.  Mesele ayağa kalkmasını bilebilmek, becerebilmek... 
Bu hikayede bir yeniden doğma öyküsü okuyoruz ama "acı yok Rocky" kıvamında değil, aksine, Dana oldukça naif, sabırlı, özverili ve empati dolu bir kadın. Kinden bu kadar uzak kalabilmesi ve duyarlılık seviyesinin üst noktalarda oluşu ütopik gibi görünse de inandırıcılıktan uzak değil. Bu sebeple okurken asla bir hayal dünyasında hissetmiyorsunuz kendinizi. Dana siz de olabilirsiniz ya da en yakın arkadaşınız belki kardeşiniz...

Çok etkileneceğiniz, son derece samimi, tutarlı, sürükleyici bir yaşam hikayesi olduğunu tekrar söyleyip mutlaka okuyun diyorum.