9 Kasım 2014 Pazar

BURADA AYRILIYORUZ-JONATHAN TROPPER


Kitabın Özgün Adı: This is Where I Leave You
Çeviren: Algan SEZGİNTÜREDİ
Yayınevi: APRIL YAYINCILIK
Sayfa Sayısı: 383
Arka Kapak Yazısı:
Ben Judd Foxman. Elinde 34 mumlu pasta, yatak odasının kapısında dikilmiş şu adam, benim.
Yatağımızda bir başkasıyla sevişen kadın, eşim Jen.
Anlaşılan o ki, sürpriz yapmak için kötü bir zamanlama. 
İnsana böyle anlarda ne yapması gerektiği öğretilmiyor.
Bu arada söyledim mi bilmiyorum;
bugün babam öldü.

Aşka, aileye,arkadaşlığa ve bizi bir arada tutan bağlara dair şamatası bol, dokunaklı bir roman.

_____***_____***_____***_____

34 yaşındaki karınız sizi kendi yatağınızda ve patronunuzla aldatsa ne yapardınız?
Peki aldatıldığınız gün babanızın öldüğünü öğrenseniz?
Kız kardeşinizin aşık olduğu adamdan vazgeçip, berbat bir evliliği sürdürmek için -çocukları uğruna- verdiği çabaları görseniz ne hissederdiniz?
Küçük erkek kardeşinizin hiçbir baltaya sap olamamış, hercai yaşamına mı yanarsınız yoksa hayatıma çeki düzen vermek istiyorum deyip anneniz yaşındaki bir kadınla evlenme kararına mı? 
Ya abinizin sizin uğrunuza yaptığı fedakarlıkla seneler sonra yüzleşseniz?
Belki de yüzleşmelerin en büyüğü 60 ına merdiven dayamış annenizin biseksüel olduğunu öğrenmenizdir.
Tüm bunların arasında baba olacaksın haberi ne kadar çekicidir acaba?
...

Judd Foxman'ın iyi niyetli bir doğum günü sürprizi, bunlar gibi pek çok soru işaretiyle içli dışlı olmasına yol açıyor.

Baba Foxman'ın Şiva'sında* her biri farklı hayat telaşı içinde olan aile bireylerinin bir araya gelmeleri, birbirlerine aşırı düşkün bir aile olmamaları dolayısıyla zor anlar yaşamalarına sebep oluyor. Kimi zaman yüzleşmeler, kimi zaman birbirlerini anlama çabaları, çoğu zaman da eğlenceli atışmalarına şahit oluyoruz. 
Kitabın çok akıcı, sürükleyici, eğlenceli, şaşırtıcı bir dili ve tespitleri var. Bu denli kolay okunması ve gerçekçi samimi bir tat alınmasında çeviren Algan Sezgintüredi'nin payı büyük elbette.

Judd Foxman romanın sonunda der ki: "Boynuzlu bir koca olarak geldiğim yerden baba adayı olarak dönüyorum. Evet bu şiva hepimizi değiştirdi bir parça"

Değişim kaçınılmazdır... 
Bence hayata bir de 35'ini aşmış bir adamın penceresinden bakmakta yarar var. Hiçbir şey koyamasanız bile cebinize, keyifli vakit geçireceğiniz garanti.

Bu arada, kitabın filmi de çekilmiş ben henüz izlemedim. Kitabı okumadan filmi izlemeyin derim, yine de posteri paylaşalım:




Vee... Kitaptan cümleler:

* İnsan ailesine karşı müttefik kazanmak için evlenir. (sy:20)

* Foxman Ailesinin en küçük uçarı kardeşi Philip der ki: "Porshe kullanmak bir manken ile yatmaya benziyor; asla göründüğü kadar zevk vermiyor." (sy:175)

Ne bir Porshe kullandım ne de ileride böyle bir ihtimal var; bir mankenle de münasebetim olmadı olamaz. Dolayısıyla tecrübe edenler Phillip ile aynı yorumu paylaşırlar mı bildirsinler :)
Ama ben benzetmeyi çok beğendim. Bir de bana şunu çağrıştırdı.
Ünlü düşünür Kim Kardashian kendisine sorulan "Neden Vücudunuzda dövme yok?" sorusuna " Bir Bentley'niz olsa üzerine sticker yapıştırır mısınız?" diyerek megolomanyıkta çığır açan bu cevabı vermişti.
Bu bağlamda araba-model benzetmesinin bu olumsuz halini de hoş görebiliriz sanki :)

* Memnuniyet bazen irade meselesidir. Önünüzdekine, ne olabileceğine bakmanız ve yitirdiğinizle kıyaslamayı bırakmanız gerekir. Bu dediğimin akıllıca ve doğru olduğunu, kimsenin beceremeyeceğini bildiğim kadar iyi biliyorum... (sy:286)

* Çıkmazların avantajı, gidilecek tek yönün bulunmasıdır. (sy:332)

* Büyümenin, en harika şartlarda bile acıklı bir tarafı var (sy:248)

* Sohbetin iyisi kadının eteği kadar olmalıdır; Dikkatinizi çekecek kadar kısa, konuyu tamamen kapsayacak kadar uzun (sy:261)

Bu da Tvlerde laf salatası yapanlara gelsin :)

* Şiva: Yahudilerde ölen kişinin ardından tutulan yedi günlük yastır.