ATEŞ SÖNENE KADAR - AYLİN BALBOA

Yayınevi: 
İletişim Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 97
Arka Kapak Yazısı : 
"Uzun bir bekleyişten başka bir şey olmayan hayatımın son 
bekleyişinin içindeyim bu sefer. Geleceği bekliyorum. 
O da beni bekliyor. Birazdan 
karşılaşacağız  hissediyorum. Bu kavgadan 
sağ çıkabilecek miyim bilmiyorum fakat bir önemi yok artık.
Bundan sonra beklemek olmayacak, son bu. Cezamı önden çekmiş gibi hissediyorum. Ölsem bile rahat edeceğim, öldükten sonra beklemek de bitecek. Cennet cehennem meselesi filan ilgilendirmiyor beni, her ne olacaksa olsun artık hiçbir şeyi beklemem gerekmeyecek. Yanacaksam da yanacağım yani,
gerçekten önemli değil benim için artık."

Rüyalarında küçücük, rüyalarında kocaman bir havuzda boğulanlar. Gidip de dönmeyen, yeri doldurulamayanlar. Sadece acısını hafifletebilmek için çırpınanlar. Yollara koyulup yüreklerindeki ateşi söndürmek isteyenler. Kütle halindeki ölümler... Ve kargalar, kara suratları ve katran kanatlarıyla gerçekten çoktular.

Ateş Sönene Kadar, bazen boğazda bir düğüm, bazen de manyakça bir kahkaha. Aylin Balboa'dan, o kendine özgü bıçkın ve muzip anlatımıyla, geçmişle hesaplaşıp geleceğe kafa tutan sarsıcı ve tesirli öyküler.

***_____***_____***_____


 Yorumum:

Aylin Balboa kitaplarını okumaya ters kronoloji ile başladım o şekilde de devam ediyor. “Ateş Sönene Kadar” 2014 yılında çıkan içinde 9 tane öykü barındıran bir kitap. Yazarımızın ikinci kitabı.


Öykü kitaplarının iyisi gerçekten tadından yenmez ama kötüsü de hiç çekilmez bana göre. İlk tercihi her zaman önce roman olan ben için riskli bir tercih diye düşündüm, temkinle açtım kitabın kapağını, ama açmamla bitirmem bir oldu yine.

9 öykü içinden ilk üçüm var elbette. Kitaba ismini veren Ateş Sönene Kadar en beğendiğim öykü oldu. İki birbirinden farklı ailenin kızlarının, anne ve babaları tarafından suistimal edilişleri, sonrasında kendi ayaklarının üzerinde durma çabaları ve başarmanın verdiği hazzı sonuna kadar yaşamalarını anlatıyor. İki genç kızın hayata tutunmak için birbirlerinden destek almaları çok etkileyici bir dil ile anlatılmıştı. Çok etkilendim. Benim ikinci sıramda “ Kemik” isimli öykü var. Bir köpeğin ağzından yazmak kimin aklına gelebilir ki:) konu olarak hüzünlüydü ama anlatım şekli olarak tatlı bir öyküydü. Ve son olarak benim de çok muzdarip olduğum bir konuyu ele aldığı “Perihan” isimli öykü. Bayıldım, bayıldım :) İlk başlarda sanıyorsunuz ki bir aşk ve ayrılık hikayesi, evet ayrılık hikayesi olduğu doğru da nasıl bir ayrılık olduğunu söylemeyeyim ki süprizi kaçmasın :) Birkaç saat içinde bitirdiğim bu dokuz güzel öykü için yazarımızın kalemine sağlık diyorum. Ve hemen Aylin hanımın ilk kitabı olan “Belki Bir Gün Uçarız”’a başlıyorum.
Herkese keyifli okumalar…

Yorumlar